12 Ekim 2012 Cuma

Fenerbahçe Ülker - Khimki : 92-80 (İyi Başladık) !!!


SALON: Fenerbahçe Ülker Spors Arena

HAKEMLER: Ilija Belosevic, Dani Hierrezuelo, Panagiotis Anastopoulos

FENERBAHÇE ÜLKER (92): Bo McCalebb 17 (2 ribaund- 4 asist), Ömer Onan 15 (3 ribaund- 1 asist), Barış Ermiş (1 ribaund), Romain Sato 12 (4 ribaund), JR Bremer (1 ribaund- 3 asist), David Andersen 2 (1 ribaund), Oğuz Savaş 11 (2 ribaund- 1 asist), Mike Batiste 7 (5 ribaund), İlkan Karaman 4 (3 ribaund), Bojan Bogdanovic 4 (3 ribaund- 1 asist), Emir Preldzic 20 (4 ribaund- 3 asist)

BC KHİMKİ (80): 
James Augustine 4 (4 ribaund- 3 asist), Vitaly Fridzon 6 (3 ribaund- 3 asist), Petteri Koponen 4 (1 ribaund- 1 asist), Kresimir Loncar 11 (2 ribaund- 1 asist), Kelvin Rivers 14 (3 ribaund), Sergey Monya 10 (2 ribaund), Dimitriy Khvostov, Alexey Zhukanenko 12 (1 ribaund- 2 asist), Zoran Planinic 15 (6 ribaund- 8 asist)

1.PERİYOT: 25-25
2.PERİYOT: 21-11

3.PERİYOT: 16-18
4.PERİYOT: 30-26





Simone Piangini (Fenerbahçe Ülker)
“İyi bir rakibe karşı bir oyun oynadık. Uzun süredir birlikte oynayan bir takıma karşı iyi bir performans sergiledik. Şu an %100 durumda değiliz. Ama oyuncularımın yaklaşımı hoşuma gitti. Son periyotta yorulduk. Hızlı hücumlardan sayılar attık ve tempoyu da ayarlayan taraf bizdik. Yediğimiz sayı çok da önemli değil. Ritm ve kaç atışla sayı yaptıkları önemliydi. Bizim için hücumda ritm kazanmamız çok önemli. Başarıyı kazanmak için savunmaya yüklenmemiz lazım. İlk yarıda bunu başardık. Çok iyi bir iş çıkarttık. Ancak gerçek basketbol Boston Celtics maçı gibi mi yoksa Euroleague gibi mi bu tartışılır. Brewer ise bizim için bir sigorta. Çünkü uzun bir sezon bizi bekliyor. Tecrübeli bir oyuncu. Özellikle bir oyuncu sakatsa onun yerine alternatif olabilir. Bremer bizi tamamlayacak bir oyuncu.”


KABUS SEZONDAN İLAÇ GİBİ GELDİ !!!
* Geçen yıl ki kabus sezondan sonra henüz hazır olmayan görüntümüz bile rüya gibi geliyor.
* Evet henüz takım % 60'larda bence.Andersen,Batiste,yeni gelen Bremer ve hala dönüşünü beklediğimiz (!) Bogdanoviç ile takımın fiziksel eksikliği görüldü.
* Saydığımız hazır olmama nedenlerine rağmen takımın ne kadar potansiyelli olduğu attığımız 92 sayıdan görülüyor.
* Yediğimiz 80 sayı da elbette çok ama en önemlisi oyuncular da bunun farkında.
Khimki'nin son Eurocup Şampiyonu olan kadrosunu takviyelerle sürdürerek dişli bir takım olması,ilk maçın başlangıç heyecanı ve son çeyrekteki gereksiz zorlama driplinglerle topu fazla paylaşmama ile yorulmanın getirdiği nedenlerle 25-26 sayılar yedik.
* Eksiklerimiz elbette var.Teknik olarak en önemlisi hocanın takımlarından bildiğimiz ve kafasında mutlaka olan ''savunma'' daki sıkıntılar.Alışıldık 'ikili oyun savunmasındaki savunma zaaflarımız'' devam ediyor.Yalnız baskılı savunmadan zaman zaman pırıltılar gördük,gelecek için bu iyi bir ışık.Özellikle kanatlara iyi baskı yaptık zaman zaman.
* Simone'nin oynatmak istediği ''Hızlı hücum - savunma'' basketbolu için kendimce yılbaşına kadar zaman veriyorum.Bu süreçte az kayıp yaşamak önemli.
* Hücum olarak Bogdanoviç,Andersen'den henüz katkı almamamıza rağmen 9 oyuncumuzdan katkı aldık,5 oyuncumuz çift haneye ulaştı.
* Bu sezon bu kadro derinliğinin önemini ve faydasını göreceğiz.
* Benchten katkı da son derece önemli.Kenardan gelen Emir'in  26 dk.da 20 sayısı süper.
* Hoca 4 kısalı oynamayı seviyor dedik bunu hazırlık ve Türkiye Kupasından sonra gene gördük.Emir'i 4 numarada izliyoruz.Hızlı hücumda faydası çok ama ribaunt sorununu unutmamak lazım.
* 4 kısalı düzeni söyledik Batiste ve Oğuz'u birlikte oynattığını da gördük.Oğuz 4 numara oynadı mesela.Tabii bu anlarda Zukhanenko gibi kapasitesi sınırlı bir uzun iyi ekmek yedi.
* Bo erken 2 faulle kenara geldi.2.çeyrek sanırım hiç oynamadı.Ona rağmen kaşla göz arasında 17 sayı yapmış.Müthiş penetrelerini gene gördük.

* Maçın yıldızı Emir'di.Kenardan gelerek tam bir Joker vazifesi gördü.Bo'nun yokluğundaki dakikalarda Bremer ile birlikte takımı yönetti,4 numaraya çekildiğinde de faydalıydı.
* Sato.3.çeyreğe damgasını vurdu.Kritik üçlüklerle farkın erimesine izin vermedi.
* Oğuz Savaş.Savunma zaafını biliyoruz ama hücumda çok iyi iş çıkardı doğrusu.
* Kaptan da kendine gelmişti.Yabancı rotasyonu tamam - Andersen,Batiste,Bremer daha vites arttıracak - ama yerli katkısı elzem.O yüzden Ömer Onan,Oğuz,Emir,İlkan,Barış'ın performansı çok belirleyici ve önemli olacak.İyi gördüm bu maçta yerlileri.
* Batiste'in de zamana ihtiyacı var.Bir sakatlığı oldu hazırlık döneminde.
2/1 üçlük 7 sayı 5 ribaunt ile katkı yaptı.

* Bremer.Taraftar Papaloukas gibi daha iyi isim bekliyordu ama Hoca'nın bilinçli tercihi olduğunu düşünmüştüm.Hem beni hem hocayı yanıltmadı.Ayağının tozu ile 11 dk.da savunmada çaldığı toplarla 3 asist - 2'si Oğuz'a - ve 1 güzel blokla,tecrübesi ile katkı vereceğini ilk maçından gösterdi.Barış'ın süresi azaldı ama nasıl olsa Barış Lig'te de oynayacak.
* Taraftar konusu.8400 seyirci varmış.Taraftar gruplarının pota arkasına yerleştirilmesi
doğru karar ama 15 TL.bilet fiyatına serzenişler var.GFB grubu iyi katkı yaptı burada.
Münferitler ise Bogdanoviç'in teknik faul alması ile hakemlere tepki göstermek için ayaklandı.Sonrasında takım onları coşturdu.Halbuki tersi olmalıydı.
Yani ''Taraftar takımı coşturacak takım taraftarı değil''
Olumlu sonuçlarla birlikte ivme artacaktır.
* Khimki takımı dediğim gibi iyi bir takım.Kendi sahasında yenmek zor.Hücumda iyi savunmada zaafları olan bir takım olarak biliyorduk.Planiniç günündeydi.Kelvin Rivers ve Zukhanenko Ona yardım ettiler.Koponen ve Fridzon suskun kaldı veya biz iyi savunduk.Matt Nielsen bile süre almadı.
* İstatistiklerde asistlerde 13-20 gerideyiz.Tek dikkat çekici olumsuzluk bu.
* Haftaya Olimpija'ya gidiyoruz.Maddi sıkıntılar çeken,Euroleague katılım payını son anda
yatırmış bir takım olarak Cantu'yu 71-84 yenmeleri çok dikkat çekici ve sıkı tutmayı gerektiren bir deplasman olacaktır.

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Milli Takım, İlkan Karaman ve Fenerbahçe

Milli Takım kampında kopan fırtınayı biliyorsunuz! "Çamur at, izi kalsın" mantığı ile ortaya bir iddia atıldı. Sonra iddia ortada kaldı. Kimse sahiplenmiyor, üstlenmiyor. Oysa Fenerbahçe taraftarı haklı olarak bu yaşananlara çok öfkeli ve açıklama bekliyor. Çeşitli platformlarda öfke yağıyor. Fenerbasket sitesinin konuyu unutturmaya hiç niyeti yok. Onlara hassasiyetleri için teşekkür ediyor ve yazdıklarını burada paylaşmayı vazife kabul ediyoruz!  İşte konuyla ilgili deklerasyonları:

Geçtiğimiz günlerde sosyal medya üzerinden yayılan "Galatasaray oyuncuları Milli Takım kampında Fenerbahçe tarafından ayartılıyor" söylentilerini, ortaya çıktığı günden itibaren takip etmekteyiz.

İddiaları ortaya atan ve günlerdir arkasında duran kişilerin Milli Takım kampında ikamet etmedikleri bilindiğinden, bu bilgilere bir kaynaktan ulaştıkları sonucuna fazla zorlanmadan ulaşabiliyoruz.

1. Farklı iletişim kanallarından tüm Milli Takım oyuncuları ve yetkilileri malum iddiayı yalanlıyor.

2. Konunun alevlenmesinde önemli pay sahibi şube yetkilsi 'yalnızca' "bana da dedikodular geliyor" diyerek konuyu geçiştiriyor ve daha da ilginci, bu kişi her yerde farklı demeçler veriyor.

3. Her şeyden önemlisi, kulüp yönetimi sessiz kalıyor ve Galatasaray Erkek Basketbol Takımı Antrenörü konuyla ilgili "asılsız spekülasyon" yakıştırması yapıyor.

Bütün bunlara rağmen iddialarının arkasında duranları, bildiklerini açıklamaya davet ediyoruz. Her şeyin yalan, herkesin yalancı, yalnızca kendi 'iddialar'ının net biçimde doğru olduğunu savunan ve bu 'doğru' üzerinden insanları ve kulüpleri karalayanlar bu açıklamayı, günlerdir kin ve nefret ile doldurdukları herkese borçludurlar.

Bir oyuncunun köşeye çekilip "şuraya git" şeklinde zorlandığının iddia edilmesi, oyuncular arasında sıklıkla geçtiğini bildiğimiz masa başı, çay sohbeti tadında transfer veya takım sohbetlerinden farklıdır, farklı olmalıdır.

Bu iddialar, arkası "Tanjevic Göksenin'e az süre verdi" ya da "Furkan'ı çok az oynatıyor" kadar soyut verilerle doldurulamayacak kadar da ciddidir. Bu nedenle bilinenlerin açıklanması, o net doğrunun ortaya çıkarılması artık zorunluluk halini almıştır.

Ortaya atılması için milli maçların bitmesi beklenmeyen (en iyimser bakışla, şu an yaşanan sessizliğin nedeninin Milli Takım'ın zarar görmemesi olduğunu varsayarak) bu olayda gerçeklerin ortaya konması için de maçların sonu, herhangi bir olay ya da tarih beklenmemelidir.

İşin bu boyutu bir yana, yakın geçmişte yaşanan bir olaydan hareketle hatırlatmak isteriz ki Fenerbahçe Basketbol Şubesi, sözleşmeler konusunda ezeli rakibine göre çok daha 'hassas' ve 'dikkatli'dir. Kulübüyle kapalı ve 'özel' olmayan, uzun süreli sözleşmeleri bulunan Göksenin Köksal ve Furkan Aldemir gibi oyuncuları ayartmaya yönelik efor sarf etmek, başka takımlara transferleri en nihayetinde kulüplerinin inisiyatifinde olduğundan, takdir edilecektir ki yersiz bir çaba olacaktır.

İlkan Karaman transferinde de yine benzer kesimlerce iddia edildiğinin aksine Fenerbahçe tarafı, herhangi bir noktayı gözden kaçırmamış ya da kurallar dahilinde olmayıp Federasyon tarafından reddedilme ihtimali olan bir adım atmamıştır.

Konunun karşı cephedeki ihmalleri ve bunun değerlendirilmesi onların iç meselesi olduğundan detaylıca bahsetme lüzumu görmüyoruz. Ancak bir ay boyunca kulübüyle sözleşme yapmak için bekleyen, aynı dönemde, aynı pozisyona gelen üç yeni oyuncuyla mukavele yapılmasına rağmen karşılık bulamayan oyuncunun transferini yalnızca 'karaktersizlik' ile açıklamak bir şeylerin üstünü örtme çabasından farksızdır.

Tüm bunların yanı sıra, ülke sınırları içerisinde herhangi bir kulübe, herhangi bir branşta transfer konusunda etik ve ahlak dersinin Galatasaray tarafından verilmeye çalışılması da (en hafif tabirle) komik kaçmaktadır.

Bu kısımla alakalı olarak yalnızca bilinmesini isteriz ki "milyon dolarlar mertebesinde, yüklü tazminat alınacak" ve "FIBA'nın ilk görüşmelerde izlenimi olumlu, Federasyon onay verirse Fenerbahçe'ye yüklü ceza çıkacak" cümleleri de, benzer kaynaklardan geldiğini düşündüğümüz 'yönlendirilmiş' bilgiyle oluşturulan boş beklentiler olarak kalacaktır.

Bizim için gündem şu anda Milli Takım kampında yaşandığı iddia edilen olaylar ve burada Fenerbahçe adının kullanım şeklidir.

Biz, o 'net' olduğu iddia edilen doğruları beklemeye devam edeceğiz. Ancak bu haliyle mevcut iddialar, istendiği kadar farklı şekilde gösterilmeye çalışılsın, çok çirkin bir karalama kampanyasından öteye gitmeyecektir.

İşin bizler tarafındaki algısı; bu iddianın belirli bir kişi ya da kişiler tarafından bilinçli olarak, Galatasaray Erkek Basketbol Şubesi'nde İlkan Karaman'ın Fenerbahçe'ye transferiyle doğan gündemi değiştirmeye yönelik ortaya atıldığı şeklindedir. Bu amaçla yönlendirilmiş bir bilgiyi insanlara servis edip ortalığı karıştırmak, bu işe imza atanların vicdanlarının tartması gereken bir konudur.

Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti ve hatta (yine en hafif tabirle) sevgisizliği bile, olayın mevcut haliyle şeklinin bu olduğunun görülmesine engel değildir. Ancak Fenerbahçe isminin böyle bir amaç için ya da herhangi bir nedenle böyle ağır bir suçlama içerisinde, arkası desteklenmeyen iddialar ile kullanılması hiçbir şekilde kabul edilemez bir olaydır ve bizim için aslolan da budur.

Aslında böyle olayların meydana gelmesi faydalı da olmuyor değil.

Basketbol camiasındaki bazı "temiz yüzlü" çalıştırıcıların içinden geçen lağım ortaya çıkıyor.

Haklarında "Güzel site abi. Çocuklar çalışıyor" denen bazı internet sitelerinin nasıl da "boyunduruk takıp istenen tarlayı süren, sahibinin sesi tasmalı mahlukları" barındırdığını gösteriyor.

Fenerbasket, buradaki 'doğru'yu, doğru cevabı bulana kadar konuyu sorgulamaya devam edecektir. Karşı cepheden beklenti tek ve net, bildiklerini açıklamaları ve bunların doğruluğunun teyit edilmesidir.

Bilgi ve ilgiye...

http://forum.fenerbasket.com/viewtopic.php?f=2&t=2201&p=154410#p154410

13 Temmuz 2012 Cuma

İbo ve Mrsic'in Forması da Emekli Edilsin!

Mirsad'ın jübileye zorlanmasını yanlış bulsak bile formasının emekli edilecek olması bir vefa örneğidir. Ancak bu yetmez. Fenerbahçe basketboluyla özdeşleşmiş olan İbrahim Kutluay ve Damir Mrsic'in de formaları emekliye ayrılmalı... Onlar bunu en az ama en az Mirsad kadar hakediyor.

Ey Fenerbahçe basketbolunu yönetenler! Madem bir işe başladınız; günü kurtarmak için olmasın! Mirsad'ın kadroda düşünülmeyişini örtmek adına bir manevra değil, gerçek bir kadirşinaslık olsun. Bunun için önce İbrahim Kutluay ve Damir Mrsic'le başlansın! O gün jübile maçı sadece Mirsad için değil; bu iki efsanemiz içinde yapılsın!

Ve siz ey Fenerbahçeli basketbolseverler! Efsaneler sahip çıkmak kulübün geleceğine sahip çıkmaktır! Bırakalım o günün tartışmaları o günde kalsın. İbo ve Mrsic için elimizi taşın altına koyalım. Bloglarımızda, facee ve twiter gibi ortamlarda bu isteğimizi dile getirelim; bir mesajdan ne olur demeyin, bir kibrit bir orman yakar!

Haydi göreve!

9 Mayıs 2012 Çarşamba

İlk Kez Üzülmedim !!!!



Ne hüzünler gördük Play-Off´ta.. 

Şanssızlıklar.. 

Aliço´nun 40 derece ateşi nedeniyle Efeli Calvinli kadronun 6s´ye şampiyonluk kaptırışı..88´de tüm Spor Sergi´yi buz kestiren Spriggs´in üçlüğüyle Çukurova´ya elenişimiz.. 

Katledilişlerimiz.. 

Hakemlerin elbirliğiyle 90´da Paşabahçe´ye‚ 92´de Efes´e hediye ettikleri finaller‚ 94´te rüya takımın Naumoski´nin 32. saniyedeki üçlüğüyle çökertilip bertaraf edilmesi.. 

Fırsat tepişlerimiz.. 

96´da Winslow´un son saniye üçlüğünün çemberden sekmesiyle Ülker´e‚ 99´da Gilmore´un üç serbest atışı birden kaçırmasıyla Tofaş´a elenişlerimiz.. 

Hukuksuzluklar.. 

6s´nin naylon vatandaş yabancılarıyla kazandığı şampiyonluklar..Efes´in dopingli şampiyonluğu.. 

Şirket takımlarına 20 sene tek başına verdiğimiz mücadelede nefessiz kalıp başrol değil‚ figüran olduğumuz play-off´lar da oldu. 

Her elenişimizde üzüldüm. Yeri geldi yıkıldım. 

Bu elenişimizde ise sadece gülümsedim. Dirhem üzüntü hissetmedim. 

Zira‚ 84´ten beri takip ettiğim basket takımımızın böyle eziyet dolu bir sezonuna tanık olmamıştım. 

Rahatladım.



tapfereritter
* Şu rezil,kepaze takıma tek kelime yazmak bile zul bana.Aylardır burada yazdık bu beklenen sonu ama göz göre göre,bile bile lades dediler.
Kına Yaksınlar artık.
Aydın Örs dahil Semih Özsoy,Nedim Karakaş,Spahija ve Ömer Onan,Mirsad,Engin haricinde hepsi bir an evvel istifa ve gönderilerek bu 
faturayı ödesinler.
Kulüp Onur mücadelesi yaparken Onursuzlara yer yok bu camiada.
Yukarıya Orçun kardeşimin yazısını aldım.Hislerimize az da olsa tercüman olmuş.Kendisine çok teşekkür ediyorum.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Fenerbahçe Ülker - Banvit : 75 - 79 !!! (Normal Sonuç)


SALON: Fenerbahçe Ülker Arena

HAKEMLER: Rüştü Nuran-İsmail Ayrın/Alper Özgök 

FENERBAHÇE ÜLKER (75): Roko Ukic 17 (5 asist), Morris Oneal Finley (2 ribaund-2 asist), Mirsad Türkcan 7 (3 ribaund), Ömer Onan 11 (3 ribaund-1 asist), Gasper Vidmar 8 (2 ribaund), Kaya Peker 4 (3 ribaund-1 asist), James Gist 4 (4 ribaund-2 asist), Oğuz Savaş 10 (1 asist), Bojan Bogdanovic 13 (3 ribaund-2 asist), Emir Preldzic 1 (6 ribaund-2 asist)

BANVİT (79): Erkan Veyseloğlu 10 (5 ribaund), Serkan Erdoğan (3 ribaund-1 asist), Barış Ermiş 9 (2 ribaund-4 asist), Lance Williams 7 (6 ribaund-2 asist), Charles Davis 13 (4 ribaund), İzzet Türkyılmaz (2 ribaund), Keith Simmons 11 (4 ribaund), Kalin Lucas 10 (1 ribaund-1 asist), Kenan Bajramovic 19 (4 ribaund-3 asist)

1.PERİYOT: 28-17
2.PERİYOT: 13-23 
3.PERİYOT: 14-15
4.PERİYOT: 10-14


* Yorum yapmaya bile gerek yok.
* Çapsız,kalitesiz koç ve oyuncular,hakemlerin de katletmesiyle (hafta sonu eğlencesine gelmiş seyirciler olunca) sonuç bu.
* Yazıklar Olsun takımı bu duruma getirenlere.

7 Nisan 2012 Cumartesi

250 Milyonluk Tapu Kasada !!!




Sarı-Lacivertli yönetim, toplam 188.5 milyon TL’ye mal olan ve iki ay içerisinde değeri 250 milyon TL’ye yükselen Türkiye’nin ilk çok amaçlı kapalı spor salonunun tapusunu teslim aldı.
Tesisleşme anlamında son 10 yılın en hızlı büyüyen kulübü olan F.Bahçe, tapulu gayrimenkullerine bir yenisini daha ekledi… Sarı-Lacivertliler, Türkiye’nin ilk çok amaçlı kapalı spor salonu F.Bahçe Ülker Sports Arena’nın da tapusunu aldı.
Sedece Türkiye’nin değil Avrupa’nın en büyük ve modern spor tesislerinden biri olan 32 bin metrekare arazi üzerine kurulu salon, toplam 188 milyon 502 bin TL’ye mal oldu. Bu parayı da özel bir anlaşma yapılan Ülker Grubu karşıladı. Bütün maliyeti üstlenen Ülker Grubu’na, bunun karşılığında salonun hemen yanında bulunan 36 bin metrekarelik bir arazi verildi. Ülker’in bu araziye kat karşılığı konut yaptıracağı öğrenildi.
KONSER DE VAR MAÇ DA…
15 bin seyirci kapasiteli F.Bahçe Ülker Sports Arena, birçok spor branşında ulusal ve uluslararası organizasyonlara rahatlıkla ev sahipliği yapabiliyor. Her türlü konser ve toplantı etkinliğinin de düzenlenebildiği salonun işletmeciliğini, bu alanda dünyanın en önemli firmalarından biri olan AEG yapıyor. AEG, dünyanın dört bir tarafında STAPLES Center, O2 London, O2 Berlin ve Türk Telekom Arena gibi 100′den fazla spor tesisinin işletmecisi.
DEĞERİ HER GEÇEN GÜN YÜKSELİYOR
Bu özellikleri sayesinde değeri her geçen gün artan bir spor tesisi haline gelen F.Bahçe Ülker Sports Arena’ya, açılışının üzerinden henüz 2 ay geçmiş olmasına rağmen 250 milyon TL fiyat biçiliyor. Salonda halen F.Baçe Ülker Erkek Basketbol Takımı maç oynuyor. Yakın zamanda Sarı-Lacivertli kulübün kadın basketbol takımı ile voleybol şubesinin de bu salondan faydalanması planlanıyor…